suskunluğuma susuyorum...





















susuyorum
donuk bakışlarını gömüyorum yüreğime
duygularımı döküp saçıyorum gecenin maviliğine
dolunaya yüklüyorum hayallerimi
uzaklaştıkça küçülüyorum, çocuk gibiyim
elimde teleskopum varlığımı büyütüyorum
bir evde yalnızım
bir evrende yapayalnız
umudu gözlüyorum
sessizliğe güvenerek sancısız

susuyorum
bir ateş tutuşturuyorum ismimden başlayarak
yakıyorum bilinmezlerin ortasında yaşanmışları
sabır yitik dostum, ulaşamıyorum
ben ibrahim miyim ateşin bahçesinde
yoksa soğuk bir su muyum safların belirsizliğinde
bilmiyorum
bildiğimi dillendiremiyorum
güvensizliğinde duyguların, yanıyorum

susuyorum
bir sevgi bulutundan dökülen yağmur gibi..
evet bir yağmur gibi iniyorum sisli akşama
sarsıyorum otoritesini denizlerin
dalgalarına meydan okuyorum hırçınlıkla
her damlada bir hasretim her damlada bir vuslat
ayrlığın son satırlarında
elimde teleskopum kendimi izliyorum
kendimden uzaklaştıkça..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vicdansız İnsanlığımız