Hiç bakmıyorsun etrafına!



Karanlık odalarda ağlıyorsun sürekli. Bir zamanların ağıtını yazıyorsun duvarlara. Bir devrin sonlanışını… Bir kıssanın bitişini…

Bakışların ummanlara düşmüşken, bedenen var olmanın sancısını yaşıyorsun. Korkuyorsun… Kokutuyorsun dağları… Yüreğindeki sarsıntı yıkıyor umutları… Hüznün içinde bir hüzün daha yaşıyorsun… Yaşamın içinde yaşam…

Oysa bir defacık çıkabilsen odandan… Kaybolan değerleri bir görebilsen… Umutları… Yıkılan, enkaz umutları… Sesini duyursan kalbine… Son defa haykırsan gökyüzüne. Sessizliğini bozup parçalasan kalbini. Yırtsan… Dağılsan… Son defa…

Sonlar acıdır ya hani. Tüm acıyı toplasan bünyende. Bir kereliğine ama… Son defa… Tüm cesaretinle… İçine sinmiş tüm sancılarla… Ağzından öfke kusan biçarelere aldırmadan. Yüreğinde merhamet taşımayanlar için… Merhametle…

Ne kadar da korkuyorsun. Biraz da hayatın nefes almasına izin ver... Sıktığın yerlerde oluşan kangrenlerin hesabını nasıl vereceksin? Çaresizliği saçlarından tutup savur ahirete… Sürüklenen hayatını bir sürüncemenin koynunda öldürme… Cesaretini sadece kendine gösterme…


Kendine göster artık yaşamı, saklama...

Ve etrafına bir bak...
 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vicdansız İnsanlığımız