Bir(dir) bayram (delilere)

Bugün  bayram..

Kimine göre mutluluk, kimine göre ise hüzün günü..

Öyle değil mi, daha dün trafik kazasında otuz küsür insan kurban oldu.. Evet bir gün önce tüm mutluluklarını ceplerine doldurmuş yola çıkmışlardı bu insanlar.. Kimi uzun zamandır görmediği babası/annesiyle dolu dolu bir bayram geçirmek, kimiyse çocuklarıyla/ailesiyle beraber bayram mutluluğunu paylaşarak çoğaltmak için yola çıkmıştı.. Belki de tamamen farklıydı yola çıkış nedenleri.. Aslında önemli olan, bayrama bir gün kala asıl bayrama kavuşmalarıydı. Peki arkalarında bıraktıkları gözü yaşlı insanlar.. Bunu önemsemiyorlardı onlar.. Önemli olan sevincin ve hüznün kırılmalarında insanın acizliğine şahitlik edebilmesinde şahit kılınmalarıydı.

Evet, insan bir kez daha iliklerine kadar acizliğe batmış öylece şaşakalıyordu yaşadıklarına..

Her neyse, asıl konu bir bayrama daha kavuşmuş olmamızdı.. Kantarın ucunu kaybetmeden kaçmaması için bir yerlere bağlayayım.. Elhâsıl, bayrama erişmemiz sevinmemiz için yeterli bir sebep olmasa gerek.. Bunu anlatmak istiyordum..

Ve  geçen gün arkadaşım face'den "delilere her gün bayram" demiş, katılmakla beraber o sözü şöyle değiştirmek istiyordum; "delirmek için kurban olmak lazım.." Sonrasında "var mısın arkadaşım kurban olmaya".. Demek istedim, ama diyemedim.. Unutmadan bir de, "deliler mutlu mudur acaba?" diye sormak istemiştim..

Diyemediğim nice sözün yerine diyebildiğim tek sözle bu muhabbeti kapatayım; Bıçağı çekebilmek ve çekilen bıçağın altına yatabilmek için deli olmak gerek..

Selam ile delirenlere..

Hee unutmadan, şeker niyetine buyrunuz:

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Soru mu, Yoksa Sorun mu?

G/özlerdeki Pencere

Vicdansız İnsanlığımız