Sevgili-3



Sevgili…

Bir sabah namazı ferahlığında nefes almak isterdim, sonsuz bir nefes… Bir dünya kadar hüznü solumak ve dünyaca sonlanmak… Sonra tekrar dirilişin o enfes sesini duymak… Uykularda…
Ölümdür uykular… Uyudukça kaybettim ben seni. Kazanmak için gözlerimi yeniden varlığa açmam gerekiyordu. Körleşen damarlarıma sıcacık bir göz yaşı kıvamında yeni bir heyecan…
Ben tüm heyecanımı bir sabah vaktinde öten kuşa ödünç verdim. Mutmain olsun diye kalbim. Parça parça dirilsin mevcudat, parça parça hakikate bulansın cansız bedenim diye…

Sevgili…

Yaz ortasında soğuktan üşüyen parmaklarıma dokunduğunda rahmet, senin cübbene sığınıp kokunda kaybolmak isterdim. Ahdimizi yenileyip tebessümle saçlarımızdan akan damlalara ellerimizi açmak ve bu kadar kolay sonsuzluğun cezbesine kapılmak…
Tüm bildiklerimi unutmak, tüm varlığımı senin dualarında kaybetmek, tüm dirilişimi asr’ın hüsranında saadete kavuşturmak… Hakkı ve sabrı tavsiye ederek değil, iman ederek… Ben daha imandayım sevgili… Salih amel kılamadım kendimi…

Sevgili…

Tüm sevgileri doldursak da kalbimize, senin sevgin kadar olmayacağını biliyorum. Tüm hüsranları ve hüzünleri anlatsak da senin kadar yaşayamayacağımızı görüyorum. Biz değerimizi anlamadık, biz seninle değerleneceğimizi göremedik. 

Dudaklarımızda yarım kalan fısıltılar, ayaklarımızda yarım kalan davamız, gözlerimizde yarım kalan şükürler, gönüllerimizde yarım kalan tevbeler… Biz hiçbir şeyi tam yapamadık sevgili… Hep eksik kokladık baharı, hep az ağladık, hep çok güldük, hep çok konuştuk… Azlık ve çokluk değildi önemli olan, fakat biz az ve çok dengesizliğinde niteliğin niceliğe üstünlüğünü anlayamadık… Kaybettik…

Şimdi gökyüzüne bakıyorum… Siyah bulutlar rüzgarın peşine takılmış gidiyorlar… Ben siyah bulut… Daha büyümedim galiba… Siyahlık büyüyor durmadan, ben küçülüyorum. Siyahlık büyümesin kalbimde artık… Dua edelim… “Allah’ım kalbime bir nur… Nur…” Nur olur musun kalbime ey sevgili…

Sevgili…

Şimdi ezansız vaktin üsküdar’ında karanlığa çeyrek kala sevgi yazıları sonlanır mı bilmiyorum…
Bildiğim tek bir şey var ki, bir gün daha güçlü çalacağım kapını…
Bir sabah ezanı vakti, üsküdar’da yine…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vicdansız İnsanlığımız