G/özlerdeki Pencere



Pencerenin önünde şiir yazan gözler…
Hayatlarını gönülleriyle anlatan umut işçileri…
Nice açık, puslu ve kapalı duyguyu kirpiklerine korkuluk niyetine asan bir çift göz…
Onlar pencerelerine yansıyan hayat filminin yönetmenleri.Senaryosunu kendi elleriyle yazdıkları kalın kitabın, tek kişilik, uzun cümleleri. 
Bilinmedik bir hayatın öznesi onlar. Tükenmiş hayallerini hatırlayan anı defterleri... Ölümün ardı sıra koşturan hayat çobanları…
Pencere, dünyayla kurdukları irtibatın tek kaynağıydı. Seslerini, gözleriyle duyuran suskun direnişçi gibilerdi. Cümleleri slogan niyetine pencere korkuluklarına, kanatlarına tuttururlardı.Sevgilerini pencere önü çiçeklerle büyütürlerdi. Bir başka duyarlardı o yüzden. Bir başka görürlerdi, görülürlerdi. Bir başka severlerdi…
Ne zaman tıklatılsa pencereleri, yüreklerindeki ıslaklığın gözlerinde kümelendiğini görülürdü. Bir bekleyen olmanın zorluklarını anlatırdı hıçkırıkları. Nice hayatın hikâyesini çizerken, aslında nefeslerindeki hırıltıda donuklaşan, beklemenin zorluğunu anlatmak isterlerdi. Hasreti, özlemi…
İnsan yalnızlaşınca, bir gözün şahitliğine muhtaç bir hale geliyordu. Bir gözde seviniyor, bir gözde hüzünleniyor, bir gözde yaşıyordu geçmişi yeniden. Bundan olsa gerek, bir göze neler yüklediklerini hayal etmek çok zordu. Bir gözde var olmalarını…
Zordu onlara yaşamak. Hayatın demir parmaklarını aşamamışlardı. En sonunda pencere önüne takılan bir perde olmayı tercih etmişlerdi. Seni sana perdeleyen nice şeyi görüyorlardı bu yüzden. Seni sana perde yapanları biliyorlardı…
Sen… Evet sen, belki defalarca o pencerelerin önünden geçmene rağmen görmedin onları. Perdelerin hâkimiyetini kıramadın. Onlar kimi zaman annen oldu, kimi zaman nenen, teyzen, halan; belki de dayın, amcan… Onların arkasındaki hikâyede dirilmedin sen, diriltmedin kendini. Gözleri yaşlı bir çift eli tutmadın. Sen hep önce olanı istedin. Sen sevgiyi hep taze gözlerde aradın. Sevgiyi taze gözlerde yaşayacağını düşündün. Sen erteledin sevmelerini…
Onlar sana bakıyor. Son nefeslerini vermeden sana sevgi nedir öğretmek istiyor. Sana hayat nedir haykırmak istiyor. Nefes almak nedir, o tadı, hissettirmek istiyor. Çektiği acıları bir bir anlatmak, pişmanlıklarını döktükleri duaya âmin demeni bekliyorlar. Onlar seni yeniden şiir niyetine yazıyorlar.
İşte onlar, modern dünyanın tüm ezici güçlerine rağmen, bir çift gözün büyüklüğünü anlatan son temsilciler. Onlar tüm sanal alemin anlatamadığını, yaşlı gözleriyle anlatan söz ustaları. Çatlamış elleri arasındaki tespihe tevbelerini yükleyen gönül işçileri. Görürsen onları, görebilirsen, çal kapılarını, korkma. Onlar sen aslında, seni anlatacak sana, seni yazacak sana, seni tutacak sende…
Onlar, pencere önünde şiir yazan bir çift göz:
 
Bekliyorum, karanfiller büyüyor gözlerimde
Bir kelebek gibi sana kanatlanırken
Ölüm, gözlerimin hırsızı
Düşüyor çarpınca dünya…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vicdansız İnsanlığımız

Unutma, "an" ki unutulmayasın...