Kaçındık, gerçeklerle yüzleşmemek adına

Kaçındık, gerçeklerle yüzleşmemek adına…

Sığındık çoğu zaman tanımadığımız avuçlarla. Yalvardık bize ait olmayan yüreğimizle. Yüzümüz kızarmadı bütün bunları yaparken. Ağzımızdaki kelimeler bir çırpıda cümleleşti. Dilimiz dolanmadı kelimelerin yabancılığına. Cümleler meramımızı anlatırken, düşünce dünyamız geçmiş zamanın eksikliklerini gelecek zamanla yamamanın hesaplarını yaptı.

Hz. Yusuf misali, hayatımızı okuyamadık.  Kayıplarımızın bizi bir gün Mısır’a sultan edeceğini…  Anlayamadık..  Kayıpların bir yerlerinden dönmeye çalıştık. Neresinden döndüğümüzü hatırlayamadık. Kârı zarara karıştırdık. Belki zaman dedik… Zaman ise bize aldırmadan ve dur durak bilmeden, gelecek bir “an”ı daha geçmişe taşıdı, “anı”laştırdı. Ve yine kaybeden biz olduk..  Gerçeklerde yitirdik hayallerimizi ve tuzla buz olan varlığımızın ümitsizliğinde son verdik sevdalarımıza, suskunca..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vicdansız İnsanlığımız

Unutma, "an" ki unutulmayasın...